Öğrenci Anne Babası Olmak

Çocuk sahibi olmak başlı başına sorumluk ve zorluk demekken, bir öğrencinin anne babası olmak daha da ağır bir yükümlülük katıyor insana. Bir yanda canınızdan çok sevdiğiniz, her şeyden esirgemeye, korumaya çalıştığınız, hiçbir şeye kıyamadığınız yavrunuz, diğer yanda uyulması gereken okul kuralları, çocuğunuzun kişiliği, ilgisi, yeteneği çerçevesinde yapılması gereken zorunluluklar, katlanılması gereken koşullar ve kabul edilmesi zor olan durumlar, olaylar ve gerçekler.

Hem çocuğumuz üzülmesin, sıkılmasın, bunalmasın ve mutlu olsun istiyoruz, hem de okullarında başarılı olsun, sınavlarını başarı ile versin, yeteneklerini geliştirsin istiyoruz. Bilgi birikimini artırmasını amaçlıyoruz. Burada roller biraz çatışıyor ve birbiri ile savaşıyor. Koruyan ve kollayan anne baba mı olmalıyız yoksa kurallar gereği üzülmesine sıkılmasına göz yuman katı, kuralcı anne babalar mı? Bunun bir dengesi, orta yolu yok mudur acaba?

Her şeyden önce kabul etmeli ve çocuklarımıza da kabul ettirmeliyiz ki, sosyo-ekonomik gücümüz ne olursa olsun, hangi ırktan cinsiyetten olursak olalım, nerede yaşarsak yaşayalım, yaşamın temel döngüsü, acı ve tatlıyı, zor ve kolayı, sıkıntı ve neşeyi, iyi ve kötüyü iç içe birlikte barındırıyor olmasıdır. Sadece okul için geçerli olmasa gerek, tüm yaşamda bir şey elde edebilmek için hareket etmek, çaba harcamak, emek vermek, belli sıkıntılara göğüs germek, özveride bulunabilmek ve gerektiğinde de vazgeçmek. Ürün alabilmek için tarlanın zamanı geldiğinde sürülmesi, bellenmesi, çapalanması, tohumlanması, sulanması, korunması, budanması ve en nihayetinde hasat edilmesi gerekiyor. Durduk yere oluşmuyor hiçbir ürün, meyve.

Okullarda çocuklarımızın en az sıkıntı ile en fazla yarara ulaşmasını istiyorsak, öncelikle çocuklarımızı, kişilik yapıları, duyguları, düşünceleri, değer yargıları, hedefleri, ilgileri, istekleri ve özellikle de akademik zeka, akademik kariyer ve diğer anlamlarda yeteneklerini ve kapasitelerini çok iyi biliyor olmamız gerekiyor.  Çocuğumuza ilişkin tanıma bilgilerimiz ve analizlerimiz ne kadar sağlam ve dayanaklı olursa, onlarla ilgili atacağımız adımlarımız da o kadar sağlıklı oluyor.
Okul seçimi, okul ve öğretmenden gelen geri-dönütlerin yordanması, derslerin-sınavların değerlendirilmesi, ders seçimi, kulüp-etkinlik seçimi, ileride meslek seçimi ve yönlendirme konuşmalarımız, kısaca çocuğumuzun akademik yaşamına dair her şeyin sağlıklı ve doğru olması bu analize bağlı.

Çocuğumuzun kişilik özellikleri, becerileri, yetenekleri beklenti ve hedeflerini tanımak tek başına yeterli olmayacaktır. Tüm söylevlerimizi, davranışlarımızı, kararlarımızı bu yapının üstüne bina etmemiz gerekiyor. Yapısına aykırı beklentiler, hedef koymasını istemeler, okul-ders-etkinlik seçimleri ve benzer tüm aykırı davranışlar, başarıyı getirmeyeceği gibi tümüyle akademik yaşamı reddetmek, hedef belirleyememek gibi sıkıntılar da doğurabilir. Sadece akademik yaşamını değil ruh sağlığını da olumsuz etkileyebilir.

Çocuğumuzun yapısını tanımamız ve uygun seçimler yapmamız görevlerimizin bittiği anlamına gelmiyor. Onlarla içten ve etkin bir biçimde iletişim kurmamız, birlikte vakit geçirmemiz gerekiyor. Yaşamları, durumları, duygu ve düşünceleri ile ilgilenmemiz gerekiyor. Burada kastettiğim, her not açıklandığında notlara ilişkin değerlendirmeler değil şüphesiz. O da olacak. Ama benim vurgulamak istediğim, işlerimiz olabilir, kendi bireysel sıkıntılarımızdan bunalmış da olabiliriz, ancak onlar için zaman yaratmalı, anne baba olduğumuzu unutmadan ve unutturmadan ama yeri geldiğinde bir arkadaş sıcaklığı ve içtenliği içinde duygularını sormak, düşüncelerini sormak, dertlerini, sevinçlerini dinlemek, coşku, heyecan ve kaygılarını gözlemlemek ve paylaşmak.

Okulda ve yaşamda sorunlu öğrencilerin, insanların ortak noktası hiç biri ile etkin ve içten bir biçimde ilgilenilmemiş olması, aile, arkadaş sıcaklığından ve ilgisinden yoksun olmaları. Çocuk, aslında sadece çocuk değil her insan, ilgi ister, ilgilenilmek ister. Onlarla belki sadece onlar istedi diye, salt onların keyif alacağı şeyleri de yapabilmeliyiz.

Gençleri anlamak için, bilmek için…

Oktay Aydın
YK Üye / TPDR-İst.