Okul Öncesi Eğitim Zorunlu Eğitim Kapsamına Neden Girmedi?

AKP Grup Başkanvekilleri tarafından hazırlanan ve kamuoyunda “4+4+4” eğitim tasarısı olarak bilinen “İlköğretim ve Eğitim Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” Meclis Başkanlığına sunulmuş bulunuyor. Bu kanun teklifinin eğitim açısından birçok tartışmalı noktaları bulunmakla beraber sizlerle bunun okulöncesi eğitimine olası yansımaları ile ilgili görüşlerimizi paylaşmak istiyoruz.

2005 yılında sizlerin de desteği ile birlikte başlattığımız ve beş yıl boyunca sürdürdüğümüz “7 Çok Geç” kampanyası ile Türkiye’de okulöncesi eğitim önemli bir ivme sağladı ve 2005 yılında  60-72 ay çocukları arasında %22 olan okulöncesi eğitimi okullaşma oranı  2011 yılında %67’ye ulaştı.  Hükümet programında ve kalkınma planlarında yeralan 2013 yılında okul öncesi eğitimi %100’e ulaştırılması hedefi o dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukcu tarafından belirtildi ve bu dönemin  Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer tarafından da yinelendi.

 -          Türkiye’de okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınması beklenirken ve tüm açıklamalar buna işaret ederken bu kanun teklifinde neden okulöncesi dışarıda bırakılmış anlamış değiliz.

-          Okulöncesi eğitimin okul başarısını doğrudan etkilediği bilinmektedir. Dolayısı ile   ilköğretim ile ilgili düzenlemelerin okulöncesi eğitim ile ilgili düzenlemelerle  entegre biçimde ele alınması gerekmektedir.

-          Okulöncesi eğitim zorunlu eğitim kapsamına alınmadığı sürece hizmetin devamlılığı garanti altına alınmadığı gibi eğitim politikalarında ve yatırımlarında önceliklendirilmeme riski taşır. Ayrıca, ilköğretimin kalitesi de olumsuz etkilenir.

-          Okulöncesi eğitim konusunda toplumun bilinçlenmesi ve talebin oluşması sağlanmıştır.  Toplum okulöncesi eğitimin hükümet tarafından önceliklendirdiğini düşünmektedir. Bu talep ve algı karşısında okulöncesi eğitimin bu kanun teklifi dışında tutulması toplumun beklentileri ile örtüşmemektedir.

-          Okulöncesi eğitim zorunlu eğitim kapsamında olmadığı için ücretli olmakla beraber eğitim araç ve gereçleri devlet tarafından karşılanmamaktadır. Okulöncesi eğitimin ücretli olarak devam etmesi en ihtiyaç sahibi kitlelerin ulaşmasını engellemekte ve toplumda fırsat eşitliğini olumsuz yönde etkilemektedir.

Eğitim gibi uzun soluklu politika ve yatırımlarda hükümet politikalarında sürekliliğin esas olması gerekmektedir. Bu bağlamda son beş yıldır önemli  kazanımlar elde ettiğimiz okulöncesi eğitim politikasında sürekliliği sağlayacak ve ilköğretim politikaları ile eşgüdümlü olacak düzenlemeler beklemekteyiz.

Kanun yapıcılardan beklentimiz eğitim konusunda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile kanun teklifinin değerlendirilmesi, tartışmaya açılması ve okulöncesi eğitimi olumsuz etkileyebilecek olan unsurların bertaraf edilmesi için gerekli düzenlemelerin gerçekleştirilmesidir.

Bu bilgilerin kendi ağlarınızda da paylaşmanızı ve konuya destek vermenizi rica ederiz.

Saygılarımızla,
Ayla Goksel
AÇEV