İngilizce Eğitmek Yerine İngilizce Öğretelim

Girişimci Ahmet Kırtok İngilizce eğitimi ile ilgili çok güzel bir yazı kaleme almış. Okumanızı şiddet ile tavsiye ediyorum.

Yazının orijinali burada http://ahmetkirtok.com/ingilizce-egitim/ ancak özellikle katıldığım ve kesinlikle paylaşmak zorunda olduğum bir noktadan alıntı yapmak istiyorum. Çünkü Ahmet'in bahsettiği öğrencilerden biriyim. Gerçi bahsettiği gibi ilköğretimden yükseköğretime kadar eğitim dili İngilizce olan okullarda okumadım ancak ilköğretimden yükseköğretime her kademede İngilizce eğitimi aldım.

Sorun şu ki her kademedeki eğitimim am is are ile başlayıp future tens ile bitti çünkü müfredat böyleydi.

Hatta bir ara ZORUNLU seçmeli ders olarak Fransızca eğitimi bile aldım.

Yani bir çaba var ama böyle olmaz, böyle olmayacağı yıllar süren eğitim uygulamaları sonucunda anlaşılmış olmalı!

Değil mi?

İngilizce Eğitmek Yerine İngilizce Öğretelim

İngilizce’nin, özellikle internetin hayatımıza girmesi ile birlikte olmazsa olmaz bir dil olduğunu kesinlikle kabul ediyorum ve özellikle genç arkadaşlara İngilizce’yi çok iyi öğrenmelerini hep tavsiye ediyorum.
İngilizce eğitim konusunda bana yanlış gelen yönleri ve eleştirileri sıraladım bu yazıda. Sürekli eleştiren ve hiçbir çözüm önerisi sunan insanlardan pek haz almam. Bu nedenle çözüm önerilerimi de sıralıyorum.
  • Öğrencilere genç yaştan itibaren çok iyi seviyede İngilizce öğretelim (öğretelim diyorum, eğitelim ile farkını vurgulamak istiyorum)
  • Meslek eğitimlerini (meslek liseleri, yüksek okullar, üniversiteler, vs) kendi ana dilimiz olan Türkçe ile daha kaliteli yapalım.
  • Temel İngilizce’yi genç yaşta öğrenen öğrencilere mesleki İngilizce dersleri ile yüksek eğitimlerinde destek dersleri verelim.
  • Gençleri okumaya, araştırmaya teşvik ederek, ezberletmek yerine, mesleki İngilizcelerini geliştirecek programlar oluşturalım.
  • Öğretmenlerimizin, akademisyenlerimizin mesleki İngilizce’lerini geliştirmeleri için destek ve teşvik programlarını arttıralım.
Bazılarınızın “Her okul, her üniversite zorunlu İngilizce eğitim vermiyor, Türkçe eğitim veren okulları tercih edebilir gençler.” dediğinizi duyar gibiyim.
Türkiye’nin önde gelen birçok devlet üniversitesi ve özellikle sayıları hızla artan birçok vakıf üniversitesi zorunlu İngilizce eğitim veriyor. Boğaziçi’ni kazanıp, “Ben Felsefe okuyorum, okuduğumu anlamıyorum, felsefeyi Türkçe öğrenmek istiyorum” demek gibi bir lüksünüz yok.
Bir de bunun yanında şöyle bir sıkıntı daha var.

Türkiye'de
Türk okullarında
Türkçe eğitim alarak ilköğretimden yükseköğretime kadar geliyorsun.

Sonra,

Türkiye'de,
Türk okullarında,
Türkçe doktara yapmak ya da Yrd. Doç., Doç. diye ilerlemek istiyorsun, akademik çalışma yapmak istiyorsun,
Ama o zaman KPDS ve ÜDS gibi sadece ülkemizde geçerli olan ve yılların akademisyenlerinin hatta yurtdışında eğitim almış kişilerin bile geçemediği bir İngilizce sınavı geçmen bekleniyor.
Gerçi TOEFL ve İELTS de geçerli ancak bu,

Türkiye'de,
Türk okullarında,
Türkçe doktara yapmak istedğin gerçeğini değiştirmiyor.

Araştırma yapmak için İngilizce bilmek şart diyenleri duyar gibi oluyorum ama birincisi konumuz bu değil ikincisi araştırma yaparken İngilizceyi aşmanın bir çok yasal yolu var.


Yazının orijinalinde ve yorumlarında http://ahmetkirtok.com/ingilizce-egitim/ daha değerli bilgiler var, mutlaka okuyun.