Anne Baba Tutumları

Değerli Veli;

Hayatınızın olmazsa olmazı çocuklarınız için birçok fedakarlıklarda bulunarak en iyi öğrenimi alması adına elinizden gelen herşeyi yaptığınızı gözlemlemekteyiz. Ancak bazen çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlamak isterken yanlış tutumlarla birlikte istemsizce yanlış adımlar atabiliyoruz.




------ANNE BABA TUTUMLARI-----

Bu ay bültenimizde hatalı anne baba tutumlarının çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri ve ideal tutumların nasıl olması gerektiği konusunda siz değerli velilerimizi bilgilendirmek istedik.

***İZİN VERİCİ TUTUM***

Çocukların öz denetimden yoksun, doyumsuz, kurallara uymada güçlük çeken, hep almaya alışmış, paylaşma ve işbirliği yönünden yetersiz oldukları söylenebilir( Dönmezer, 1999).

Bu tutum içindeki bir aile misiniz?

v  Size vurduğunda, kötü bir laf söylediğinde, gülüp geçiyor musunuz?

v  İstenmeyen davranışları olunca “çocuktur, büyüyünce öğrenir” diyor musunuz?

v  Ev içi sorumluluklarını yapmayınca – yemek yemeyi reddedince “aman canım zorlanmaya gelmiyor” diyor musunuz?

v  Evde onun istediği yemekler pişirilip onun istediği TV kanalları izlenip dışarıda her zaman onun istediği yerlere mi gidiliyor?

v  Baş edemediğinizi hissediyor bu nedenle de, sabırla “büyümesini” mi bekliyorsunuz

  Bu tutumun sonuçları nelerdir?                         

v  Bu çocuklar arzu ve isteklerini denetlemesini pek öğrenemezler.

v  Dış dünyada da her zaman kendi istekleri anında yapılacak zannederler.

v  Okul gibi kurallı sosyal ortamlarda kurala uymada sıkıntı yaşarlar.

v  En büyük sorun evdeki izin verici tutumun dış dünyada bulunamayışıdır. Bu bakımdan hayal kırıklığına uğrarlar.

***AŞIRI KORUYUCU TUTUM***

Çocuklar bağımlı, özgüven duygularından yoksun ve zayıf bir kişilik geliştirirler. Kendi başlarına hareket etmekte ve karar vermekte güçlük çekerler. Sorumluluk almak istemezler. Sosyal ilişkileri zayıf olur. Genelde pasif bireyler olurlar(Dönmezer,1999).

Bu tutum içindeki bir ailenin yapacağı davranışlar nelerdir?

Okul çantasını hazırlamak. Giysilerini seçmek ve fazlaca giydirmek. Çocuk kendi yiyebilecek yaşta iken annenin yedirmesi. Gereğinden fazla yemek yedirmek.
 Düşmesine, koşmasına, gözden uzaklaşmasına izin vermemek. Hata yapmasına izin vermemek, yanlışlarını fazla ayıplamak. Ailenin tüm yaşamını çocuğun etrafında sürdürmesi.
Çocuğunuzun hareketlerini başına gelebilecek fiziksel zararlardan korumak için engellemek.
Çocuğunuza hiçbir ev işi sorumluluğu vermemek.
Düzenli olarak çocuğunuzun ev ödevini yapmak
Çocuğunuzun sizin seçtiğiniz dışındaki arkadaşlarıyla dışarı çıkmasına izin vermemek.
Ayrı bir yatağı olmasına karşın, çocuğunuzla birlikte uyumak.
Bu tutumun sonuçları nelerdir?

Çocuk,  anne babaya bağımlı olur, tek başına hareket etmekten korkar. Bu durum sıklıkla anne çocuk arasındaki ilişkide görülmektedir. Annenin  kendisini yalnız hissetmesinden kaynaklanmaktadır.
Koruyucu tutumla büyüyen çocuk sosyal ilişkilerinde başarısız, bağımlı bir birey olacaktır.
Bu çocuklar girişimci olmayan, özgüveni gelişmemiş, sorumluluk almakta güçlük yaşayan, kendini tanımak ve sınırlarını bilmekte zorlanan, daima başkasının desteğini arayan, sosyal ilişkilerde edilgen ve belirli beceriler yönünden yaşıtlarından daha yavaş gelişmiş çocuklardır.


^^^Çiçeğin de suya ihtiyacı vardır ama çok sularsanız ölür…^^^

(Sevginin aşırısı çocuğu asla şımartmaz. Onu şımartan anne babanım hatalı tutumlarıdır. Çocuklarımızı çok sevebilir ve bunu onlara her fırsatta söyleyebiliriz. Ancak ne zaman sevgimiz onun hatalarını görmemizi ve disiplin uygulamamızı engelliyor ise o zaman yanlış yoldayız demektir.)







***MÜKEMMELLİYETÇİ TUTUM***

Kişilik yapısı oldukça katı, esneklikten uzak, her şeyin en iyisi, en üstünü olma isteği eğer gerçekleşmez ise hayal kırıklığı yaşayan ve bunun sonucunda aşağılık duygusuna kapılan, doyumsuz (Anne babanın beklentilerinin fazla olmasından dolayı) aşırı titiz ya da tam tersi aşırı dağınık kendine güveni olmayan, başarısızlığa uğradıklarında kabullenemeyen,  çabuk pes eden, yanlış yapmaktan korkan çocuklardır.

Bu tutum içindeki bir aile misiniz?

Çocuğunuzun hatalarına karşı tahammülsüz müsünüz?
İçten içe “daha iyisini” yapabileceğini mi düşünüyor musunuz?
Çocuğun becerilerinin kısa zamanda ilerleme göstermesini mi bekliyorsunuz?
Özellikle derslerle ilgili sıkıntılarda çok endişeleniyor ve de sinirleniyor musunuz?
Çocuğunuzu kıyaslıyor ve hatalarını yüzüne vuruyor musunuz?
Anne baba olarak “kesin” kurallar ve kalıplarınız var mı? Bunları esnetemiyor musunuz?
Cezalarınız katı ve sert mi?
Bu tutumun sonuçları nelerdir?

Ev ödevlerini yaparken panik halinde olurlar. Ya öğretmenim beğenmezse? Ya annem kızarsa? Babam ne der! Vb. endişelerle daha çok hata yaparlar ve eğitim hayatlarının en başından okul kendileri için KÂBUS olur.
Çocuk aileyi mutlu etmek için her şeyde üstün ve en iyi olmak isteyebilir. Hırslı-kıskanç ve rekabetçi olabilir. En iyi olmak için hileye başvurabilir. Kibirli ve burnu büyük olabilir.
Aslında ne istediklerini bilmezler; çünkü kendileri için değil aileleri için başarılı oluyorlardır.
Hayatlarında beyaz ya da siyah vardır. Gri tonları yoktur. Başarılı ise değerlidir. Başarısız ise değersizdir.
Kendilerinden çok emin ve güçlü görünseler de ruhsal dünyaları hayal kırıklığı ile doludur.


***DENGESİZ VE KARARSIZ TUTUM***

Çocukta iç çatışmaların, huzursuzlukların, daha sonrada dengesiz ve tutarsız bir kişiliğin oluşmasına yol açabilir                   ( Dönmezer,1999). Araştırmalara göre böyle bir ortamda büyüyen çocukların güçlerinin sınırlarını bilmeleri ve doğru karar vermeleri olanaksızdır.                                                                                                                                                                                               Bu tutum içindeki bir aile misiniz?

Anne ya da babadan birinin izin verdiğine diğeri izin vermez,
Aile içinde ortak kararlar alınamaz,
Kız – Erkek çocuk ayrımı yapılır. .
Büyük ailelerde, ailenin çocuğa koyduğu kurallar aile büyükleri tarafından (dede, büyükanne vs.) hiçe sayılır.
Bu tutumun sonuçları nelerdir?

Çocuk anne babadan birine kendini daha yakın hissederken, diğerinden uzaklaşır,
İnatçı, her istediğinin yapılması için tutturan biri olup nerede nasıl davranacağını bilemez.
Anne babanın farklı tutumları, çocuğun davranışlarına rehberlik edecek dengeli değer ve yargılarının oluşumunu engeller.
Yetişkin olduklarında da kendilerinden emin olamayabilirler.
Bu çocuklar çıkarcı bir kişilik geliştirebilirler. Kimden ne elde ediyorsa ona yönelebilirler.


PEKİ, OLMASI GEREKEN NEDİR? NASIL DAVRANMALIYIZ?



ü  Ona zaman ayırın, pahalı oyuncaklardan iyidir.

ü  Takdiri çocuğa değil davranışına yapın.

ü  Evde kurallarınız olsun. Koyulan kuralların nedenlerini çocuğunuzla paylaşın.

ü  Olumsuz davranışlara verilecek cezaları en baştan konuşun. Tutarlı davranın. Mutlaka o cezayı verin ve neden ceza aldığını çocuğunuza anlatın. Ardından çocuğunuzdan neden ceza aldığını anlatması isteyin. Böylece ceza “annem beni sevmediği için” verilmemiş olur.

ü  Zihinsel olarak hangi yaşta hangi becerileri yapabileceği araştırın ve çocuğunuza ona göre davranın. Ne bebekleştirin ne de yapabileceğinden fazlasını bekleyin.

ü  Her çocuğun kendine has, biricik ve tek olduğunu kabul edin. Bazı çocukların ezberi zayıf olabilir, bazılarının resmi kötüdür, bazıları hala harf yutuyordur, bazıları ise fazla girişken olmayabilir.

ü  Ona verdiğiniz sözleri mutlaka yerine getirin. Çocuğunuza ulaşabileceği hedefler koyun ve bunlara ulaştığında onu ödüllendirin.

ü   Bu şekilde yetişen çocukların; başarısız olma kaygıları yoktur. Yenilgi durumlarında olgun davranırlar. Yakıcı bir hırsları yoktur, paylaşımcılardır; ancak yeri geldiğinde de kendilerini korumayı çok iyi bilirler. Benlik saygıları yüksektir. Ergenliklerini daha az çatışmalı geçirmeleri, erişkin yaşamlarında hayatın iniş-çıkışlarına ve zorluğuna karşı psikolojik savunmaları güçlü sağlıklı bireyler olacakları öngörülmektedir.

ü  KIYASLAMA YAPMAYIN! UNUTMAYIN KIYASLAMAK ONU REDDETMEKTİR!

Yorumlar